Çağı yakalamak!

Forum Tanrısı

Administrator
Yönetici
Değerli okurlar, özellikle 20. Yüzyılın ardından teknolojide yaşanan hızlı yükseliş insanlığı adeta altın çağını yaşamaya başladı. Öyle ki binlerce yıllık insanlık tarihi son yüzyılda hiç kat etmediği kadar mesafe kat etti. Çok değil 200 yıl önceye kadar halen daha en etkili ulaşım aracı at ile yapılandı. Ancak buharlı motorların icat edilmesinden bu yana yaşanan gelişmelerle insanlığın adeta çağ atladığı yadsınamaz bir gerçek. Yeni çağın belirleyici noktası olan teknolojiye ayak uyduran ve sahip olanlar şu anda dünyanın en etkili ülkeleri haline geldi. Ancak eskiyle şu anın büyük bir farkı var. Bundan 500 yıl önce belki de en etkili gelir kaynağı topraklar fethederek orada yaşayan insanlardan vergi almaktı. Ancak şu anda iş tamamıyla teknolojiye ve internete dönmüş durumda. Özellikle katma değerli ürün üretebilen ülkeler hızlı bir şekilde yükselerek diğer ülkeleri tahtlarından etmeyi başardı. Peki biz neden bunu başaramadık? Neden hala dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri haline gelemedik? Artık bunu sorgulamalı ve harekete geçebilmeliyiz. Öncelikle mevcut potansiyelimizin farkına varmak zorundayız. 80 milyonu aşkın nüfusumuzla dünya teknolojinde söz sahibi olacak potansiyele sahibiz. Özellikle genç nüfus oranımızın yüksekliği bizi bu alanda ön plana çıkarabilecek bir etken olacaktır. Düzenli olarak sokak röportajları gerçekleştiren bir muhabir olarak net bir şekilde ifade edebilirim ki yeni nesillerimiz geleceğimizi inşa edebilecek potansiyele fazlasıyla sahip. Sorulan soruları anlama ve mantık düzleminde cevap verme konusunda önceki nesilleri çoktan geri bıraktıklarını söylersek yanılmış olmam sanırım. Özellikle internet çağıyla büyümelerinin getirdiği araştırma ruhu sebebiyle dünyadaki diğer akranlarından hiçbir şekilde geri kalmadan, teknolojiyle eş zaman olarak büyüdükleri için geleceğimize dair büyük bir güven duyuyorum. Bu noktada önemli olan o gençleri doğru bir şekilde yönlendirme ve aidiyet duygusuyla yetiştirmektir. Her ne kadar gençlerimizin yüksek bir potansiyeli olsa da internetin getirdiği bilgi kirliliğine de hiçbir sansür olmadan maruz kalmadan büyüdüler, büyüyorlar. Bu sebeple eğitim sistemimizin, müfredatımızın teknoloji ve internete uygun bir şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Özellikle son yılların etkili ve teknolojide devrim niteliğinde olan yapay zekanın müfredatımızda net bir şekilde yer bulması gerektiğini düşünüyorum. Belki telefon ve otomobil teknolojilerindeki gelişimi zamanında yakalayamamış olabiliriz. Ancak yapay zeka için şu anda her ülke için şartlar eşit. Hali hazırda Türk yapımı bir yapay zeka sistemi üzerinde çalışıldığı biliniyor ancak bunun ilkokul çağından itibaren öğrencilere öğretilmesi gerektiğini de unutmamamız gerekiyor. Çalışmalar eskiye dayansa da henüz birkaç yıldır hayatımızda olan bu teknoloji hemen hemen her sektörde kendisine yer bulmaya başladı. Bunun nimetlerinden yararlanmalı, ülkemizin geleceği için hareket etmeliyiz. Velhasıl kelam, ülkemizi daha ileriye taşımak, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine çıkmak istiyorsak bunun yolu teknolojiden geçiyor. Gençlerimizin dünyaya yön veren teknolojiler ürettiği, küresel dünyada ses getiren markalarımızın olduğu günleri inşa edebilmek dileğiyle, sağlıcakla kalın.
 
Üst