Şiddet olaylarında artış!

Forum Tanrısı

Administrator
Yönetici
Değerli okurlar, son günlerde özellikle trafikte yaşanan şiddet olaylarını dehşet içerisinde takip ettim. Mesleğim gereği bölgemizde ve ulusal anlamda yaşanan olayları yakından takip eden bir gazeteci olarak, sanıyorum ki şiddet olaylarının en çok arttığı haftalardan birini geride bıraktık. İnsanın kanını donduran, bazen trajik sonuçlar doğuran bu olaylar, artık günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Trafikte yaşanan kavgalar, öfke patlamaları ve şiddet eylemleri, toplumumuzun kanayan bir yarası haline dönüştü. Peki, neden bu kadar çok kızgınız? Neden bu kadar çabuk sinirleniyor ve neden bu siniri kontrol etmekte zorlanıyoruz?Bir gazeteci ve muhabir olarak sokakta gerçekleştirdiğim röportajlarda, insanların yüzlerindeki gerilimi, görmekten yoruldum. Özellikle trafikteki insanlarda her bir trafik ışığında, her bir korna sesinde biriken gerilim, en küçük bir hata veya anlayışsızlık sonucu patlak veriyor. Ve maalesef, bu patlamalar bazen masum insanların canı pahasına oluyor. Öyle ki yalnızca Perşembe ve Cuma günleri İstanbul’da yaşanan trafik kavgaları sanıyorum ki Avrupa’nın birçok ülkesinde bir yıl içerisinde dahi yaşanmıyordur.Elbette ki trafikteki bu gerilimin altında yatan sebepleri anlamak zor değil. Yoğun iş temposu, şehir yaşamının getirdiği stres, altyapı sorunları ve trafik yoğunluğu, sabrımızı zorlayan faktörlerin başında geliyor. Ancak bu sorunlar, kavgaya ve şiddete başvurmanın mazereti olamaz. Öfke kontrolü, empati ve sabır, bu sorunların üstesinden gelmemizde bize yardımcı olacak anahtar kelimelerdir.Peki, trafik kavgalarını azaltmak için ne yapmalıyız? İlk adım, şüphesiz ki bireysel davranışlarımızı gözden geçirmek. Kendimize şu soruları sormalıyız: "Gerçekten bu kadar acelemiz mi var?", "Bu kavganın sonucu ne olacak?", "Bir anlık öfke, hayatımızı karartmaya değer mi?". Öfke yönetimi kursları, sürücülere yönelik psikolojik destek programları ve empati eğitimleri, bu süreçte bize yardımcı olabilir.Elbette devletin ve yerel yönetimlerin de bu konuda üzerine düşen görevler var. Trafik düzenini sağlayacak, sürücüleri rahatlatacak altyapı iyileştirmeleri, trafik eğitiminin kalitesinin artırılması, özellikle genç sürücülere yönelik farkındalık programları ve trafikte şiddet olaylarını caydırıcı cezai yaptırımlar, şiddetin azalması için atılması gereken adımlar olarak görüyorum. Çünkü trafikteki anlık bir olay karşısında öfke kontrolü konusunda sorunlar yaşayan bireyler, bunu geri dönüşü olmayan bir şekilde yansıtabiliyor. Ayrıca, medyanın ve sosyal medyanın rolü de büyük. Kendi sektörüm olması sebebiyle direkt olarak söylemek gerekirse şiddet içerikli görüntülerin yayılması, özellikle gençler üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bu nedenle, trafik kavgalarını haber yaparken, sorumlu bir dil kullanmak, olayları kışkırtıcı bir şekilde değil, çözüm odaklı bir perspektifle sunmak oldukça önemli. Velhasıl kelam, unutmamalıyız ki trafikteki her araç bir insan ya da aile taşıyor. Her insanın bir ailesi ve sevdikleri var. Bir anlık yaşanan öfke patlamaları yüzünden bunları hiçe saymamamız gerekiyor. Bu sebeple, trafikte birbirimize karşı daha anlayışlı gerekirse alttan alan taraf olmayı bilmeliyiz. Birbirimize göstereceğimiz saygı hem yaşanacak olayları daha başlamadan bitirebilir. Güvenli ve huzurlu bir toplumda yaşamak hepimizin gerekli özveriyi göstermesi gereken bir konudur. Kavgaların yaşanmadığı, tartışmaları tatlıya bağlamanın önemini bildiğimiz günleri inşa etmek dileğiyle, sağlıcakla kalın.
 
Üst